Güne bugün kötü bir haberle başladım.

Sevgili kardeşim, antikacı Hamdi Dinibütünoğlu’nun babası yoğun bakımda tedavi görüyordu. Önceki akşam kendisine uğramış, babasının durumunu sormuştum. İşin gerçeği, vefat haberini her an alabileceğimiz kendisine de aktarılmıştı.

Ölümün soğuk yüzünü insan, hele ki yakınlarına, hiç yakıştıramıyor. Ama hayat, doğumla ölüm arasındaki ince bir çizgi… İbrahim amcamızı bugün ebedi yolculuğuna uğurladık. Mekânı cennet olsun, sevenlerinin başı sağ olsun.

Ancak şunu da söylemeden geçemeyeceğim. Hamdi kardeşim babasının hastalığından başlayarak son anına kadar hiç yanından ayrılmadı. Gerçekten babasına çok iyi baktı. Ne mutlu Hamdi gibi olanlara.

İşte tam da bir tatil günümde, ruhen kötü başladığım bir sabahın ardından, unuttuğum bir organizasyonun hatırlatma telefonuyla akşam iftara davetli olduğumu öğrendim.

Ve akşam…

Tabir yerindeyse, 32 yıl önce mesleğe başladığım günden bugüne kadar tanıdığım, yol yürüdüğüm dostların neredeyse tamamı o iftar sofrasındaydı.

Sevgili arkadaşlarım Hüseyin Keleş ile Fatih Bekaroğlu, Alemdar Caddesi’ndeki otoparkında yaklaşık 500 kişilik çok özel bir organizasyona imza atmıştı. Benim için yeri her zaman ayrı olan; muhtarlığı, siyasetçiliği bir kenara, “ağabey” dediğim Süleyman Şen’den tutun da “Turbo İsmail” olarak bilinen İsmail Özkara.

MHP İzmit İlçe Başkanı İlker Kazan’dan, MHP İl eski Başkanı Aydın Ünlü’ye…

İYİ Parti İzmit İlçe Başkanı Haluk Tamyüksel’den, Kocaeli Şoförler Odası Başkanı kardeşim Seyfi Özkara, ne zaman ihtiyacım olsa aradığımda yanımda olan Numan uysal abime, Fatih Bekaroğlu kardeşime kadar sayısız isimle aynı sofrada buluştuk.

Bu organizasyonla ilgili haberimiz gazetemizde dün akşam yer aldı.

Kötü başlayan bir günü, bu kentin sevdiği ve benim de çok sevdiğim insanlarla tamamlamak, doğrusu iyi gelmedi değil.

İftarın finalinde Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın da programa katıldı. Açık söylemek gerekirse, ikinci döneminde Tahir Başkan’ı daha samimi, daha “İzmitli” görüyorum. Konuşmalarında da bunu herkese hissettiriyor.

Dile kolay…

Üniversitede hocalık, Büyükşehir’de genel sekreter yardımcılığı, genel sekreterlik, valilik ve iki dönemdir de Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanlığı…

Kentin dinamiğini, ruhunu, ihtiyaçlarını bilen bir isim olduğunu net şekilde ortaya koyuyor.

Siyasette en çok önem verdiğim şey samimiyettir. Kimse kusura bakmasın, Tahir Başkan bu samimiyeti ortaya koyuyor. Eleştirdiğim yönleri elbette var. Ama bunu kapı arkasında değil, doğrudan köşemde yazarım. Yazmaya da devam ederim.

Meslek gazetecilik olunca, kendisini hazır yakalamışken birkaç soru sormadan edemedim.

İlk sorum şuydu:

“Başkanım, Derince Eğitim ve Araştırma Hastanesi bahçesinde yapılması planlanan geçici sahra hastanesi ne oldu, ne zaman başlayacaksınız?”

Hiç bekletmeden yanıtladı. Valilikte yapılan toplantının hemen ardından, alanın kendilerine devri için Sağlık Bakanlığı’na resmi yazının gönderildiğini, tahsis yazısı ulaşır ulaşmaz söz verdikleri gibi 3 ay içinde sahra hastanesini tamamlayacaklarını söyledi.

Yani özetle Tahir başkanın sözlerinden şunu anlamı çıkardım.

9 Ocak 2026’da yazı gönderilmiş ama aradan geçen sürede Sağlık Bakanlığı’ndan Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’ne bir tahsis yazısı hâlâ ulaşmamış.

Buradan açıkça soruyorum.

Ey Sağlık Bakanlığı…

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi sizden bütçe istemiyor, para istemiyor. Sadece prosedür gereği bir yer tahsis belgesi bekliyor. Bu yazı hangi genel müdürde, hangi daire başkanında, hangi şube müdürünün masasında bekliyor?

Yerinden yönetimin neden bu kadar önemli olduğunu işte tam da bu tablo anlatıyor. Eğer yetki Büyükşehir’de olsaydı, bugün sahra hastanesinin zemin betonu çoktan dökülmüş olurdu.

Karayolları Genel Müdürlüğü’nün, Ulaştırma Bakanlığı’nın da yıllardır yaptığı tam olarak bu değil mi?

Bir sorun varsa, “Nasıl olsa Kocaeli Büyükşehir yapar” mantığıyla kulağının üstüne yatmak…

Sohbetimizde konuyu uzun süredir sorunsuz işleyen İzmit–Sabiha Gökçen Havalimanı hattı (250) meselesine de getirdim. Tahir Başkan, ihaleyi yeni firmanın kazandığını ancak Kocaeli halkının kesintisiz hizmet alabilmesi için 24 saat Hat 200 ve metro aktarmalı ulaşımın devam etmesi yönünde talimat verdiğini söyledi.

“Ekonomi bu haldeyken iş hat 250’ye mi kaldı?” diyenler mutlaka çıkacaktır.

Ama ben şunu net söylüyorum.

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, vatandaşın havalimanına ulaşımı konusunda bu adımı atarak yüreklere su serpmiştir.

Kanunlar, yönetmelikler, ihaleler var. Bir işi bir firma kazanmışsa buna saygı duyulur. Ancak belediye de önlemini almak zorundaydı. Yeni firmanın zamlı tarifesi sonrası Hat 200 formülüyle, aktarmalı da olsa vatandaş mağdur edilmedi.

İftarda elbette çöp fabrikası konusu da gündeme geldi. Başkan, 4 ilçeyi kapsayan çalışmayla ilgili ihalenin yapıldığını ifade etti.

Yoğun Yunanistan, Bulgaristan ve Makedonya programlarına da değindi. Sosyal medyada paylaştığı, “Sizi unutursak kanımız kurusun” sözünü anlattığında, oradaki vatandaşlarla yaptığı sohbetleri adeta biz de yaşamış gibi olduk.

En önemlisi de şuydu.

Tahir Başkan’ın iftar boyunca masaları dolaşması, hal hatır sorması, herkesle birebir temas kurması gönüllerde ciddi bir yer edindi.

Siyasetin bir kenara bırakıldığı, bizi biz yapan değerlerin iftar sofralarında hâlâ yaşadığını görmek umut vericiydi.

Bu vesileyle Hüseyin Keleş kardeşime teşekkür ediyorum.

Beş yıldızlı otellerde değil; bir otoparkta, plastik masa ve sandalyelerde ama son derece samimi bir organizasyonla, pek çok “lüks” iftarı geride bıraktı.

Zaten tek istediğimiz de bu değil mi?

Samimiyet.