Mustafa KALABALIK'ın Köşe Yazısı
Biz “umut tohumları” diyoruz, birileri hala “umutsuzluk tohumu” olmaya devam ediyor.
Tabii ki de tercihler şahsidir. İsteyen istediği tohum olabilir.
İster “umut tohumu”..
İster “umutsuzluk tohumu”..
Ama yazılanları okuyunca, söylenenleri dinleyince, insanın gerçekten kanı çekiliyor adeta.
Yahu yıllardır iyisiyle kötüsüyle bir şekilde, birilerinin de beğendiği, desteklediği, hatta “tapındığı” kurumlara ve kişilerle yol giden bir insan, öyle ya da böyle topluma, şehre hizmet eden bir insan, bir süre sonra bir şeylerin yanlış olduğunu, aleyhinde olduğunu veya eskisi gibi sevmediği, hoşlanmadığını, hatta içinde bulunduğu ortamdan rahatsızlık ve huzursuzluk duyduğunu hissedip de, vicdanının(!) sesini dinleyip yolunu değiştirirse, yoldaki arkadaşlarını değiştirirse, sana ne(!), size ne(!) be kardeşim…
Tamam, sen de onu sevmeyebilirsin madem öyle..
Tamam, sen de beğenmeyebilirsin madem öyle..
Tamam, sen de aynı yolda bulunmayabilirsin madem öyle..
Hakaret niye?
Tehdit niye?
İnsanlıktan bu kadar mı çıktınız…!
*
Mevzu yıllardır bu şehrin siyasetinde yer alan, öyle ya da böyle kurumlarında hizmet eden bir isim..
Yıllar sonra tanındığı, bilindiği görev aldığı bir oluşum(!) dışında yer almak isteyen, isteğini de yürürlüğe sokan bir isim..
Zekeriya ÖZAK.
Yazımın konusu, sosyal medya üzerinden katılım sağladığı İYİ Parti ve Genel Başkanı Sayın Meral Akşener ile birlikte paylaştıkları bir fotoğraf, fotoğrafı altına yazdığı şu beyan ve altına yapılan yorumlar..!
“Değerli dostlarım;
Bugün İYİ Parti Genel Başkanımız Sn. Meral Akşener’in bizzat rozet takarak onurlandırmasıyla İYİ Parti ailesine katılmış bulunuyorum. Bilindiği üzere 2004-2019 yılları arasında İzmit ve Kocaeli Büyükşehir Belediyelerinde meclis üyeliği, imar komisyon başkanlıkları, 2011-2019 yılları arasında da 8 yıl Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekilliği görevlerinde bulundum. Bu süreler içinde insanı merkeze alan bir anlayışla siyasi parti ayrımı yapmaksızın herkesin kalbine dokunmaya çalıştım. Elimden geldiğince kentimize samimiyetle hizmet etmeye gayret ettim. Ülkemizin içinden geçtiği fırtınaları ve birçok hususu değerlendirerek 2020 yılında AK Parti’den resmen ayrıldım.
Siyasetin ehliyet, liyakat esaslarına göre yapılmasına hep inandım. İYİ Parti’nin ülkemizin içinde bulunduğu sıkıntılı süreci aşacağına dair program ve politikalarını uzun zamandır takip ediyordum ve İYİ Parti’nin bir ferdi olmaya karar verdim. Mevlam bu kararı hayırlı eylesin.
Buradan AK Parti’li kardeşlerime de seslenmek istiyorum:
Sizlerle geçmişte yıllarca birlikte çalıştık, emek verdik. Ben sizlerin kardeşiyim, abisiyim ve öyle olmaya da devam edeceğim.
Üzülenleri ve bana kızanları da anlayabiliyorum, onları da seviyorum. Biliniz ki İYİ Parti’de daha iyi hizmet edeceğimi düşündüğüm için buradayım. Siyasetten önce insan olduğumuzu ve yarın da yüzyüze bakacağımızı lütfen unutmayalım. Allah’a emanet olunuz.
Selam, saygı ve dualarımla.
Mehmet Zekeriya ÖZAK”
*
Zekeriya bey ne yapmış?
Kendi aklı, vicdanı ve tercihi ile hayatına farklı bir yön vermek istemiş.
Memnuniyet mi yaşar? Yoksa, pişmanlık mı yaşar?
Kendi tercihi ve önümüzdeki zaman gösterecek bunun sonuçlarını.
İnsan olan, arkadaş bilinen, dost denilen ancak “hayırlısı olsun” demek düşer.
Tabi bana göre…
Zekeriya Özak, kendisi, ailesi ve geleceği için şu Dört (T) kuralını hayata geçirmiş sadece.
Neymiş o “Dört T” ; “Tefekkür”, “Tecessüs”, “Teşebbüs” ve “Tevekkül”
İslam ahlakında güzel huy olarak bildirilen hasletlerden biri tevazudur.
Büyüklük göstermemek, kibirlenmemek, alçak gönüllü olmak..
Merhamet, şefkat, yardım severlik ve benzeri ne kadar güzel huy varsa içinde bulunduran alçak gönüllülüğün, insanoğlu için mükemmel bir haslet olduğu söylenir.
İnsanda kibrin, başkalarına büyüklük taslamanın bulunmamasıdır tevazu ve alçak gönüllülük.
Tevazuun zıddı, tersi ise kibirdir…
Bugün, özellikle topluma fayda sağlama gayretlerinde olanlar başta olmak üzere, gelecek hesaplarında bu hizmet, üretkenlik arzusuyla mücadele verenlere, bir hatırlatmada bulunarak (haddim olmayarak), hayatın özeti olabilecek “Dört (T)” şifresi hakkındaki düşüncelerim ile süsleyerek izah etmek isterim müsaadenizle.
*
Yaşadığımız ve yaşattığımız olaylardan ibret alıyor muyuz acaba, ne dersiniz? Öyle ya, her yaşantı bir öğreti kapısını aralar. Aynı zamanda yaşanmışlarımız, bir ders, bir tembih, bir uyarı ve bazen de ibret alınacak dersler verir bizlere.
Zekeriya Özak’ta buna bir adım atmış tercihi ile…
Maneviyatı güçlü (!) olan ya da kendini öyle tanımlayanlar!
Tüm mahlukları ve kendisini düşünerek, Allah’ın yarattıklarından ibret almak olarak açıklanabilen “tefekkür” davranışında bulunabiliyor mu acaba?
“Bir işi murad etme. Olduysa inad etme. Haktandır o red etme. Mevlam görelim neyler, Neylerse güzel eyler…”
Zekeriya Özak’ta Mevla’ya açmış kollarını…
*
İtiraz edenler, sosyal medyada hakaret edenler, tehdit edenler, merak ediyor muyuz acaba?
“Neden”, “niçin” sorusunu doğru kişilere, olaylara, fikirlere sorabiliyor musunuz?
Meraklıysanız madem, hiç gerçeklikleri, doğruları araştırıyor musunuz?
Mutlak doğrunun sizin doğrularınız olamayacağını hiç hesap edebiliyor musunuz?
Bilmediklerinizi, yaşamadıklarınızı, hissetmediklerinizi öğrenmeye neden karşısınız?
Neden “tecessüs” edemiyorsunuz da; “Deme şu niçin şöyle. Yerincedir o, öyle. Bak sonunu sabreyle. Mevlam görelim neyler, Neylerse güzel eyler…” diyemiyor!
Ve, Zekeriya Özak’ın Mevla’ya açmış kollarını indirmeye çabalıyorsunuz?
*
Herkese Allah nasip etmez!
Yaşam süremizde aldığımız dersler, öğretiler ve hissettiğimiz acıları,
Sevgiyi, saygıyı, hoşgörüyü, ümidi ve neşeyi unutmadan elde edilen tecrübeleri,
Bıkmadan, usanmadan verilen mücadeleleri,
Yolundan alıkoyup, geleceğe dair hesapları için “teşebbüs” de bulunmayı…
“Geçmişle geri kalma. Müstakbele hem dalma. Hal ile dahi olma. Mevlam görelim neyler, Neylerse güzel eyler…” deyip de siz de bir teşebbüste bulunacağınıza,
Zekeriya Özak’ın Mevla’ya açmış kollarını kıvırmaya çabalıyorsunuz?
Nihayetinde Zekeriya Özak’ta, “tevekkül” edip, Allah'a güvenip dayanabiliyor ve sadece “O”na sığınarak teslim olabiliyor” diyemiyorsunuz?
“Sen Hakka tevekkül kıl. Tafviz et ve rahat bul. Sabreyle ve razı ol. Mevlam görelim neyler, Neylerse güzel eyler…”
Hakka tevekkülü, hakkı gözetmeyi, sadece ve mutlak, siz ve tapındıklarınız mı biliyor?
*
Biliyorum uzun oldu.
Ama bu yazı Zekeriya Özak ismi üzerinden, hayatını, içinde bulunduğu ortamları, kurumları, siyasi partileri, beraber yürüdüğü yolları değişmek isteyen ve değiştiren, bu cesareti, cüreti gösterebilen herkes adına kaleme almak istedim.
Tehditlerini, hakaretleri, teessüflerini, Zekeriya Özak’ın paylaşımı altına yapanların isimlerini ben yazmayacağım. Sadece baş harfleri ile dikkatinize sunmak istiyorum.
Sadece siyasi tercihini değiştiren, yıllarca şehre hizmet eden bir isim hakkında bakın, okuyun, neler neler yazılmış…
**
Y.A.: “Ben hiç yakıştıramadım hainler ile birlik beraberlik içinde olan bir yerde olmana çok üzüldüm.”
R.C.: “Yazık yazık ak partiye küstünse siyaseti bırakırsın olur biter.”
O.T.:” Anlamadığım konu şu. 15 yıl parti size görev veriyor, belli makamlara geliyorsunuz. Hiçbir sıkıntı yok. Ne zaman ki görev verilmiyor. Hemen tukaka. Büyükşehir Başkanvekili iken eğer bir yanlış varsa ben buna göz yummam. İstifa ediyorum deseniz anlarım. Büyükşehir Başkanvekilliğine gelirken bir kişi atadı geldiniz. O zaman bu görevi yapacak belki yüzlerce kişi vardı. Ama sizce adaletsizlik yoktu. Ama şimdi şöyle oldu böyle oldu. Bu sadece sizin için değil, isimleri tek tek saymaya gerek yok. Parti sayesinde hayal edemeyecekleri koltuklarda yıllarca oturdular. En üst düzey görev aldılar. Tek başına görev veren kişi, yine tek başına görev vermediğinde tukaka oldu.
N.O.:” Ne kardeşi.. ne abisi ...bizim kardeşimizde abimizde....evde evde .....evet YARINLARDA YÜZ YÜZE BAKACAĞIZ...işte o GÜNLERİ sabırsızlıkla bekliyoruz....şehit abisinin ANASINA BACISINA KÜFÜR eden İP li lütfüde aynı saftasın...”
Y.Ç.:” Şu küfürbaz Lütfi ile aynı karede olmak sizi rahatsız etmedimi. İnsan 1 kere ölecek. Bu hayatı adam gibi yaşamak lazım. Kararınıza ve değişiminize çok üzüldüğümü belirterek zararın neresinden dönerseniz kardır diyorum.”
İ.Ö.: ”Makam mevki gider benimde sizinle işim biter diyorsunuz açık ve net”
A.Y.: “Çok YAZIK…”
B.K.: ”Her şey bir tarafa, küfürbaz Lütfi ile sizi bir arada hiç tasavvur edemiyor, düşünemiyorum. Allah hayırlı etsin. Basiretimizi açsın.”
K.Y.: “Yazık vallahi makam uğruna davanı sattın sana yakışmıyor Recep Tayyip Erdoğan’ını yarı yolda bıraktın”
A.Y.: “Az bişey hakkım varsa helal etmiyorum … Şu hale bak ya ?REİSİMİ senin gibiler yaşlandırdı..”
Ö.A.: ” Yazık olmuş sana”
Y.Ş.: “Ben hayırlı olsun diyemiyeceğim Başkanım çünkü seni seviyorum ve oraya yakışmıyorsun ......”
O.A.: “Küfürbazla yan yana mı olacaksın. Kalite düştü..”
A.Ç.: “Yazık oldu başkanım terör sevicilerle nasıl bir yol alacaksınız.”
R.Ç.: “Güle güle. Arkadaşlık bitmiştir”
B.K.: “Bu tercihler FETO cu ve dağdaki boluculeri çok sevindirdiğnden çok emin im”
H.Ş.: “Zekeriya başkan sana hiç yakıştıramadım 15 yıl sana değer veren bir misyonu ne çabuk unuttun.”
R.K.: “İnsan hayatını sadece siyasetten pasta yemek için yaşıyor olması ne acı...... Herkesi kandırarak ve aldatarak menfeat sağlayıp o davaya inanan insanların sırtından nemalanmak, devamı yoksa çelma atmak .... ve sonrası sözde dik durmak (!) Sizler ölmeyeceksiniz !... ve insanların sizden hesap sormayacaklarını sanarak nefes alınması.......”
H.G.: ”15 yıl önce hiç bir vasfım yokken MHP den Akpartiye geçmiştim hala mahçubum siz bunca görevden sonra nasıl gönül rahatlığıyla yaşayacaksınız”
N.H.: “Hiç ama hiç yakışmadı. Dava adamı değilmişsin. Çok yazık”
M.T.: “Yazıklar olsun hiç yakışmadı”
V.Ç.: “Bu yaşta hala,da neyin hırsı anlamadım,,size reis ve akparti camiası, yıllarca, makam verdi, mevki verdi,yetki verdi, emek verdi,ekmek verdi, üstüne birde değer verdi,,, yetmedimi,,, ne oldu ilk fırsatta reisi,de partiyi,de,, neyse maalesef siyaset böyle birşey biz çok gördük reise bunu yapanları,,o yüzden çok,da şaşırmıyorum,,,”
M.K.: “Zekeriya başkan ki son kez başkan diyorum bu sıfat artık yakışmıyor. Sana inanan herkes gibi bende hayal kırıklığı yaşıyorum. Benim için daha doğrusu bizim için artık bir misyonun, vizyonun ve saygınlığın kalmadı. Nereden geldiğini unutanların sonunu herhalde en iyi siz bilirsiniz. Çünkü bu millet sizin bu yaptığınızı asla unutmayacak. Arasına katıldığınız insanlarla haşrolursunuz inşallah.”
E.S.: “Sizlerle muhtar olarak 10 görev yaptım başkan aday adayı oldunuz inanmıştık sizlere ama ne yazıkki hayal kırıklığına uğradım yanlış tanımışım sizleri
A.R.S.: ” Ak Parti makam verdi, mevki verdi, aş verdi, iş verdi o gitti vatandaşın bacısına sövenlerle beraber olmayı tercih etti, varsın gitsin, vatandaşın tokatı ağır olur.”
F.Ö.: “İyi partinin HDP yi yok saymıyor senden onlarla birlikte oldun son zamanların da maskarlik yapacaksın anlaşılan AKP de ne aradinda bulamadım güle güle”
R.C.: “Zekeriya bey siyaseten getirisi olacak bir durumda değil ancak kendini pazarlamıştır”
B.K.: “Kadir bunlar bugibiler nerde menfaat oradalar yemin ediyorum ak partiden sahsi hic menfaatim yok bana makam mevki verselerde ben davamdan gecenem bunlar nebicim insa biri cikiyo nefsimi ayaklar altina alirim ama ak partiyi ezdirmem yaa ben birde nihat ergunu duydum oda karsi tarafa gecmis adam hakli petkimde sira mubendisiyken bakan yapildi nemrut bunlarin alayi”
N.K.: “Yazıklar olsun demeden geçemeyeceğim? Gerçekten kimler, kimlerle birlikte ? onurlanarak rozetini taktığınız partinin kimlerle işbirliği içinde olduğunu bile, bile makam sevdasıyla onları tercihiniz size yakışan bir hareket olmuş. Size güvenerek yıllarca İŞ, AŞ , MAKÂM veren partinize ve hepsinden daha önemlisi DAVA’nıza ihanetinizin pişmanlığını bir gün çok acı bir şekilde yaşayacaksınız bundan emin olun. Bir Japon ata sözü “Pirincin içindeki siyah taştan değil ,beyaz taştan kork der” Siz hiç bir zaman DAVA adamı değilmişsiniz. Geç olsa da öğrendik.”
M.K.: “Zekeriya bey, 2004-2019 yılları arası aktif olarak görev yaptığınız dönemde sizi tanıdım Size Kocaelide herkese nasip olmayacak bir görev verildi 15 yılın 10 yılını Belediyede 2nci adamdınız. Oysaki mahallede veya ilçede bir teşekkür beklemeden koşturan onca arkadaşımız nefsine yenik düşmeyip davasına sahip çıktı sizin yaptığınızı yapmadı. Ama hatırlatmak isterim. "Köleliğin en kötüsü kendi nefsine köle olmaktır" Umarım herşey hakkında hayırlı olur...”
R.B.: “Kardeşlerim abilerim diyerek söze başlayıp sonrasında milletin yorumunu daha hazmedemeyip yorumları silip engelleyen yarin milletin karşısına nasıl çıkacak çok merak ediyorum. 15 temmuz hain darbesi öncesi ben başbakan olacağım diye sokaklarda nara atan bi kadınla millete rağmen nasıl siyaset yapacaksınız merak ediyorum. Millerin feraseti ve duruşunu hiçe saymanin bedelini kocaeli sokaklarına çıktığınızda göreceksiniz,”
NOT: Yorumlardaki imla hataları, noktalama işaretleri vs. olduğu gibi alınarak verilmiştir ve yorumcuların kendilerine aittir.
6
