Ahmet AKÇAALAN'ın Köşe Yazısı
Ekonomi üzerine çok yazı yazmam.
Bu alanda yazacakların, analiz yapacak uzman olmasını beklerim.
Eleştirirken çözüm önerileri sunmasına bakarım.
Sadece eleştirinin siyaset koktuğuna inananlardanım…
Ekonominin son dönem toplumsal yansıması ile ilgili dikkatimi çeken bir olguyu yazmak istedim.
Bırakın geneli, yakın çevremde de karşılaşıyorum.
*******
Bir tarafa bakıyorum;
300 bine aldığı ev 600 bin oldu, yüzler güldü.
80 bine aldığı araba 230 bin oldu, yüzler güldü.
900 olan konut kirası 2 bin oldu, yüzler güldü.
2000 TL olan kiralık dükkanı 4 bin oldu, yüzleri güldü.
Peki gelelim diğer tarafa;
Hiç evi olmayan ne olacak?
Hiç arabası olmayan ne olacak?
Ve Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) verilerine göre 2020 yılında kayıtlı çalışan işçilerin yüzde 42’si asgari ücret alıyor. 2020’de kayıtlı sigortalı sayısı 15 milyon 203 bin olurken bunların 6 milyon 390 bini asgari ücret alıyor.
Yani 2 bin 850 TL.
*****
Ve karşımızda geliri orta ve üst kısımda olanları dahi etkileyen marketler çıktı.
Marketler de aynı konut, araba, arazi, dükkan kirası oranında yüzdelik artışlar yaşandı.
Gıda,
Elektrik,
Doğalgaz,
Temizlik malzemeleri,
Ekonomide sıkıntı olmadığını söylemek mümkün mü?
Tabi ki değil, piyasa ortada…
Bu piyasada hükümet bana göre en doğru olanı yaptı.
Tabanda bir hareketin piyasayı hareketlendireceği düşünüyorum.
Yüzde 50 artışla, 2 bin 850 olan asgari ücret 4 bin 250 TL oldu.
Ancak bu zam üstüne bazı fırsatçılar işten çıkarmaları gündeme getiriyor. Büyük işverenlerden ziyade 5 ile 30 çalışan kurumlarda sıkıntılar olabileceğine görüyorum. Ancak bazen “paylaşmak” gerek be kardeşim. Samimi olarak yazıyorum herkesin hayalleri var, çocukları var, umutları var.
Evi olan, kiralık dükkanı olan arabası olan bu sefer asgari ücrete sevinse olmaz mı?
Market fiyatları ortadayken 4 bin 250 TL yeterli mi sizce?
Temennim bu zam emekliye, memura ve belediye çalışanlarına yansır.
Ekonomi şöyle böyle…
Bakın sizlere Kocaeli Sanayi Odası Başkanı Ayhan Zeytinoğlu’nun açıklamasını paylaşıyorum;
Kasımda ihracatın, 21 milyar 468 milyon dolarla aylık bazda tarihin en yüksek seviyesine ulaştığını aktaran Zeytinoğlu, "İhracatta, yılın son iki ayında rekor seviyeler görebileceğimizi bekliyorduk. Nitekim kasım ayında ihracatımız, 21 milyar 468 milyon dolarla aylık bazda tarihin en yüksek seviyesine ulaşmış oldu. Kasımda ihracat artış oranının geçen yılın aynı ayına göre yüzde 33,4, ekime göre yüzde 3,2 gerçekleştiğine işaret ederek, Kasım ayı itibarıyla yıllık ihracatın 220 milyar 978 milyon dolara ulaştı"
Zeytinoğlu, Ak Parti’ye yakın hükümete yaranıyor diyebilir misiniz?
Durum ortada…
Olumsuzlara bakarken, olumlu gelişmelere de bakmaz lazım değil mi?
Size bir örnek daha vermek istiyorum.
Geçen hafta ilimizin önemli iş insanlarından Cezmi Çiçek ile sohbet ediyordum. Çiçek’i severim, fikrilerine saygı duyarım. Asgari ücreti konuşuyorduk. Çiçek, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ekonomi kararlarını sonuna kadar destekleyerek “asgari ücretin 4 bin 500 olması lazım” dedi.
Çiçek, ekonomi gelişmeleri ve atılan adımları öyle savundu ki görmeniz, dinlemeniz lazımdı. Çoğu canlı yayına katılan uzmanlardan daha net anlattı, un ve yem fiyatları üzerinden kurnazlara dikkat çekti.
Hatta 6 ay sonra ülke ekonomisinin çok iyi olacağına inanıyor ve böyle bir öngörüsü var. Kendisine “altı ay sonra hatırlatırım” dedim “tamam yine konuşuruz” dedi.
Diyorum ya bazen farklı pencereden, diğer taraftan bakmak lazım.
Son 50 yılın en büyük zammı yapıldı asgari ücrete…
Şimdi sırada EYT, 3600, emekliler ve memurlar var.
Eleştirmek tabi olsun ancak herkes kendi içinde olan fırsatçılığı ve stokçuluğu öldürsün…