Ramazan ayında birçok kişi aynı cümleyi kuruyor:
“Normalde bu kadar yemem ama iftarda kendimi durduramıyorum…”

Bu durum çoğu zaman irade zayıflığı değil, fizyolojik ve psikolojik bir yanıttır.

Gün boyu süren açlıkta kan şekeri düşer. Beyin enerji ihtiyacını karşılamak için hızlı karbonhidratlara yönelme eğilimini artırır. Açlık hormonu yükselir, tokluk sinyali gecikir. Yani vücut, “yemelisin” mesajını daha güçlü verir.

Bir diğer önemli nokta ise hızdır. İftarda genellikle çok hızlı yeriz. Oysa tokluk sinyallerinin beyne ulaşması 15–20 dakika sürer. Hızlı yediğimizde, doyduğumuzu anlamadan fazla tüketmiş oluruz.

İşin bir de duygusal tarafı var.
“Bütün gün aç kaldım, hak ettim.”
Sofradaki çeşitlilik, sıcak pide, tatlı beklentisi… Hepsi porsiyon kontrolünü zorlaştırır.

Peki Ne Yapmalıyız?

· İftara su ve hurma ile başlayın, ardından 5-10 dakika ara verin.

· Çorba sonrası kısa bir mola verin.

· Yeme sürenizi uzatın, iyi çiğneyin.

· Tabağınızı tek seferde doldurun, tekrar tekrar servis almayın.

· Sahuru atlamayın; protein ve lif içeren dengeli bir sahur yapın.

Unutmayın, Ramazan’da amaç açlığı telafi etmek değil; dengeyi korumaktır.

İftarda kendinizi durduramıyorsanız, bu zayıf irade değil; doğru planlanmamış bir beslenme düzeninin sonucudur.

Doğru planlama ile hem ibadetinizi rahat geçirir hem de kilo kontrolünüzü sürdürebilirsiniz.