Ahmet AKÇAALAN'ın Köşe Yazısı

Başında söyleyeyim.

Benim aklım almıyor.

Bir belediye başkanı, yerel meseleler dururken ülkenin hassas değerleri üzerinden neden kıyaslama, olumsuz değerlendirme yapar. Neden bu noktada siyaset yapmayı dener?

Tabana verilen mesajın bu olduğunu dahi düşünmüyorum.

Bunu sadece Ak Partili belediye başkanları için söylemiyorum, bütün partiler için geçerli.

Ne bu kırmızı çizgiler?

Din, inanç, bayrak, vatan ve Atatürk…

Bu başlıklara ancak saldırı olursa girilebilir.

Ve bana göre de sadece savunmak için girilebilir.

****

Tam bu noktada Başiskele Belediye Başkanı Yasin Özlü çıktı bir açıklama yaptı;

ATATÜRK’ÜN HEYKELLERİNİ YIKARLAR

“Vallahi iyi ki Erdoğan gibi bir liderin izindeyiz. Ya CHP’li olsaydık, Allah korusun. Bakın Erdoğan öyle bir lider ki… Bu CHP’liler var ya bu CHP’liler, eğer Erdoğan gibi bir liderleri olsa her yere heykelini dikerler. Atatürk’ün bütün heykellerini yıkarlar. Paralardan Atatürk resmini kaldırırlar, giderler onun heykelini dikerler. Daha önceden Atatürk fotoğrafını paradan kaldırmadılar mı? Kaldırdılar.”

Böyle bir açıklamaya gerek var mı?

Neden Yasin Özlü?

Üstüne söylediklerimin arkasındayım.

Yapma Başkan yapma…

Gerek yok.

Ben algıya bakarım kardeşim.

Sonuç ne?

Oldun Atatürk ile meselesi olan bir isim.

Algı ne oldu?

Atatürk ile derdi olan Ak Partili bir belediye başkanı daha…

Gerçek böyle olsa içim yanmaz ancak golü yedin.

Diyeceksiniz ki,

Özlü’nün Atatürk ile derdi yok mu?

Yok kardeşim yok.

Bunu tüm samimiyetimle söylüyorum.

Yasin Özlü’den Atatürk karşıtı bir adam çıkartamazsınız.

Hatta size bir örnek vereyim.

Özlü, yaptığı bu konuşma sırasında bir çalışma açıkladı. Ne çalışması biliyor musunuz?

“Atatürk Meydanı Projesi”

Toplam alanı 3 bin 850 metrekare,

Yeşil olan bin 850 metrekare,

Sert zemin bin metrekare,

Otopark alanı bin metrekare,

1 adet Atatürk silueti,

Şimdi siz böyle birine Atatürk ile sorunu var diyemezsiniz, Atatürk düşmanlığı yapışmaz…

Ancak siyasi olarak gerek olmayan ve söylemde eline, yüzüne bulaşmış bir açıklama hatta büyük bir gaf yapmıştır.

Nokta…

*****

Bu suni tartışmadan çıkıp, Başiskele’ nin gerçek bir sorununa dikkat çekmek istiyorum.

Yasin Özlü’nün iki hamlesini çok takdir etmiştim.

Birincisi; Sözde Ermeni soykırımına karşı yaptığı çalışma; Hüseyin Kaptan Şehitliği

İkincisi; Gençleri Teknofest’e götürmesi…

Şimdi ise Özlü’ye soruyorum,

Başiskele’de ne değişti Sayın Özlü, tek tek satmaya karar verdin?

Karadenizliler, Ovacık ve Sepetlipınar’da bulunan yaklaşık 10 milyon TL’lik taşınmazı satıyorsun.

Şuandan itibaren İzmit Belediyesi’ni satışlarla ilgili eleştiren Ak Partililere, Başiskele’yi örnek göstereceğim.

Başiskele Belediyesi 10 milyonluk taşınmaz satacak.

Diyeceksiniz ki,

“Belediye başkanı satabilir”

Peki Başiskele Belediye Başkanı Yasin Özlü, göreve geldikten sonra 11 Nisan 2019’da verdiği bir röportajda ne diyor biliyor musunuz?

“Arsa satma taraftarı değilim”

Arşiv unutmaz.

Ve devamını getiriyor; “Bütün arsa satışlarını durdurduk”

Peki ne oldu Sayın Özlü?

İktisadi olarak belediye iyi mi yönetilemedi?

Para mı kalmadı?

Neden bu fikriniz değişti?

Kolay mı elde edildi o taşınmazlar?

Arsa satma taraftarı olmayan Özlü, 10 milyonluk taşınmaz satacak.

Bence Başiskeleliler bunu sorgulamalı…