Çetin Çıldır'ın Köşe Yazısı
Son günlerin popüler konusu gıda arz güvenliği başlığı üzerinden Ayçiçek yağı.
Pandemi sürecinde kırılan üretim ve dağıtım zinciri meselesini görünen o ki uzun yıllar konuşacağız.
Tarım üretimi açısından dünyanın en şanslı ülkelerinden birine sahipken, köyleri boşalttık insanları şehirlere doldurduk, herkesi üniversite mezunu takım elbiseli insanlar haline getirdik. Buradan geriye dönüş bireysel olarak zor. Gıdanın milli güvenlik meselesi haline geldiği dönemde bu dönüşüm ancak devlet eliyle olabilir. Bu anlamda size yerel yönetimlerden bir örneği tanıtalım, olur ya örnek alan çıkar da bir faydası dokunur.
Tanıtacağımız kişi Volkan Yılmaz, Milliyetçi Hareket Partisi Silivri Belediye Başkanı.
2019 yılında işbaşına geliyor. Aynı yıl, belediyeye ait kullanılmayan 525 dönüm arazide tarım faaliyetine başlıyor. İlk yıl 300 dönümde tohumluk arpa, 75 dönümde Ayçiçek, 50 dönümde nohut ve fasulye, 70 dönümde meyve ve sebze, 30 dönümde tıbbi aromatik bitki dikimi gerçekleştiriyor. Üstelik bu faaliyetleri klasik imece usulü ile belediye kasasından tek kuruş harcamadan yapıyor. Sen dikersen Allah'ta veriyor. Besiciye saman, çiftçiye ata tohumu, ihtiyaç sahiplerine de 10.000 litre Ayçiçek yağı ücretsiz dağıtılıyor.
İkinci yıl arazi 2500 dönüme çıkıyor, doğal olarak hasat da katlanarak artıyor. Güncel olan Ayçiçek yağı 50.000 litreye çıkarken, tohumluk arpa üretimi ve muhalefetin çok yakından takip ettiği saman 50.000 adete yükseliyor. Bu arada "SEYMEN" isminde marka oluşturarak ülke arpa tohum pazarının da yüzde 25'lik paya ulaşılıyor. Bu faaliyetleri ile Altın Karınca ödülüne layık görülüyor.
Bu yıl 3600 dönümde ekim planlanıyor. Hedef 100.000 litre Ayçiçek yağına ulaşmak.
Peş peşe sıralanınca ne kadar basit görünüyor, değil mi?
Biri geliyor, bir şeyi değiştiriyor, neler değişiyor.
Samimi cevap verin, kaç taneniz bunu duydu ? Ya da soruyu komünist başkanı duymayan kaçınız var diye mi sormalıydım.
FARKEDİLMEYENLER başlığı altında zaman zaman bu tarz isimleri gündeme getirmeye devam edeceğiz. Bu millete samimi olarak hizmet edenleri tanımamız gerektiğini düşünüyorum. Malûm marifet iltifata tabidir.
Birileri sosyal medya üzerinden Ayçiçek yağı krizi diye milleti marketlere yığmayı seçerken, biz başka bir pencere açalım istedik. Buna vesile olan Volkan Başkanı tebrik ediyoruz.
Duamız Allah sayınızı artırsın.
SON SÖZ
Klasik belediyecilik dönemi sona ermiştir. İhtiyaçlar, insanlar, hatta dünya değişmiş, yeni şeyler söylemenin zamanı gelmiştir. Yeni dönemi doğru okuyanların yükseldiği, diğerlerinin tasfiye olacağı bir döneme giriyoruz. Silivri belediyesi uzun süredir gündeme getirmeye çalıştığım yeni belediyecilik akımının vücut bulmuş halidir. Bu anlayışın yaygınlaşması için tanıtılması önemlidir. Mesele bir siyasi partinin belediyesinin değil, bir anlayışın tanıtımının yapılmasıdır. Eğer bu anlamda önemli hizmetler yapan başka belediyeler varsa, siyasi partisine bakmaksızın yazmaya hazırım.
Yerel yönetimler mevcut hali ile önemli bütçelere sahiptir. Mesele millete hizmete nereden baktığınız ile ilgilidir. Ayağında rugan ayakkabı giyenleri değil, çizme ile dolaşanları değerli kılmadan, gıda arz güvenliğini sağlamak mümkün değildir. Eğer anlamazsanız bugün fiyatları konuşursunuz, yarın parayla bile bulamadıklarınızı. En pahalı ürün olmayandır, unutmayalım.
Bu yazıda olayı yerel yönetimler üzerinden okumayı seçtik. Önemlidir ama aslolan devletin bu oyunun içinde oyun kurucu olarak yer almasıdır. Görünen o ki hem üretim aşamasında, hem de dağıtım aşamasında. Bu alanda da zihniyet devrimi gerekiyor. Klasik yöntemlerle açıklanan çiftçiye destek paketlerinin sorunları çözemediği artık anlaşılmalıdır. Devletin elinde TİGEM gibi önemli bir kurum var. Bu kurum desteklenmeli, Silivri Belediyesi modeli ile boş arazilerin kullanılması sağlanmalıdır.
Dünyada gıda üzerinden oynanması planlanan oyun, siyaseti ve siyasetçiyi geçin devletleri tehdit edecek gibi görünüyor. Çözüm de klasik yöntemlerle olmuyor, okyanusu geçtik dünyanın en verimli topraklarında derede boğulmayalım.