Dışişleri Bakanlığı, İsrail ve ABD’nin İran’a saldırmasıyla başlayan ve İran’ın üçüncü ülkeleri hedef almasıyla devam eden gelişmelere ilişkin yazılı bir açıklama yayımladı. Açıklamada, söz konusu gelişmelerin yalnızca bölgesel dengeleri değil, küresel istikrarı da tehdit edecek boyuta ulaştığı vurgulandı. Uluslararası hukuka aykırı eylemlerden duyulan kaygı net bir ifadeyle dile getirilirken, masum sivillerin hayatını riske atan her türlü girişimin kabul edilemez olduğu belirtildi. Ankara, tarafları gerilimi daha da artıracak adımlardan kaçınmaya ve saldırılara bir an önce son vermeye çağırdı.

ULUSLARARASI HUKUK VURGUSU VE GERİLİM UYARISI

Bakanlıktan yapılan açıklamada, İsrail ve ABD’nin İran’a saldırısıyla başlayan sürecin, İran’ın üçüncü ülkeleri hedef almasıyla daha geniş bir boyut kazandığı ifade edildi. Bu gelişmelerin bölgenin geleceğini ve küresel istikrarı riske atabilecek nitelikte olduğu kaydedildi.

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN’DAN ABD VE İSRAİL’İN İRAN SALDIRILARINA TEPKİ
CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN’DAN ABD VE İSRAİL’İN İRAN SALDIRILARINA TEPKİ
İçeriği Görüntüle

Açıklamada, “Uluslararası hukuka aykırı ve masum sivillerin hayatını tehdit eden her türlü eylemden derin kaygı duyuyor, şiddetin tırmanmasına neden olabilecek kışkırtmaları kınıyoruz” denildi. Özellikle sivillerin güvenliğini tehdit eden adımların kabul edilemez olduğuna dikkat çekildi. Gerilimin daha fazla yayılmasının hem bölgesel hem de küresel sonuçlar doğurabileceği uyarısında bulunuldu.

Türkiye’nin, uluslararası hukuk ve diplomasi çerçevesinde hareket edilmesi gerektiği yönündeki tutumunu sürdürdüğü de açıklamada öne çıkan başlıklar arasında yer aldı.

TARAF LARA SALDIRILARI DURDURMA ÇAĞRISI

Dışişleri Bakanlığı, açıklamasında tüm taraflara açık bir çağrıda bulundu. Şiddetin daha da tırmanmaması için saldırıların bir an önce sona erdirilmesi gerektiği belirtildi. Bölgede yaşanan her yeni gelişmenin krizi daha karmaşık bir hale getirdiğine işaret edilirken, askeri yöntemlerin çözüm üretmek yerine yeni riskler doğurduğu vurgulandı.

Açıklamada, bölgede kalıcı istikrarın ancak barışçıl yollarla sağlanabileceği ifade edildi. Sorunların diyalog ve diplomasi yoluyla çözülmesi gerektiği bir kez daha hatırlatıldı. Türkiye’nin, gerilimin düşürülmesi ve taraflar arasında temas kurulması konusunda yapıcı rol oynamaya hazır olduğu belirtildi.

Bu çerçevede Ankara’nın, bölgesel barış ve istikrarı önceleyen bir diplomasi yürüttüğü mesajı verildi.

TÜRKİYE ARABULUCULUK İÇİN HAZIR

Açıklamanın dikkat çeken bölümlerinden biri de Türkiye’nin arabuluculuk teklifine ilişkin oldu. Bakanlık, Türkiye’nin gerekli görülmesi halinde arabuluculuk konusunda destek vermeye hazır olduğunu bildirdi. Bu yaklaşımın, bölgedeki tansiyonu düşürmeye yönelik bir irade beyanı olduğu değerlendiriliyor.

Öte yandan, ilgili ülkelerde yaşayan Türk vatandaşlarının güvenliğinin öncelikli olduğu vurgulandı. Bu kapsamda gerekli tüm tedbirlerin alındığı ve sürecin yakından takip edildiği kaydedildi.

Dışişleri Bakanlığı’nın açıklaması, bölgede artan gerilimin diplomatik yollarla kontrol altına alınması gerektiğine yönelik güçlü bir mesaj olarak öne çıktı. Ankara, hem uluslararası hukuka vurgu yaptı hem de taraflara sağduyu çağrısını yineledi.