Çetin Çıldır'ın Köşe Yazısı

Siyasetçiler hayatlarını konuşma aralarında yaşarlar.

Bir nikah töreninde konuşup, cenazeye gider orada da konuşurlar.

Parti toplantısında, basın toplantısında, açılışta velhasıl her yerde konuşur dururlar.

Sıkça da pot kırarlar.

Sadece bir siyasetçinin siyasi hayatı boyunca kırdığı potlardan bir kitap yazmak mümkündür. Buraya kadar onların kurtarır tarafını yazdık, devam edelim yazı bizi nereye götürecek.

Prompter onların hayatını mümkün olduğunca kolaylaştırdı.

Birçok siyasetçi önlerindeki ekranlardaki metinlere bağlı konuşmalar yapmaya başladı.

Anlaşılınca ilk başlarda halk tarafından pek de kabullenilmedi.

Onlar siyasetçilerin hemen her konuda metne bağlı kalmaksızın konuşabileceğine inanmak isterler. Halbuki siyasetçiler de insandır doğal olarak da her konuyu bilmezler. Burada da danışman kadrosu devreye girer. Tabii ki bu kadroları siyasi gerekçeler ile değil, gerçekten ehil insanlardan oluşturursanız.

Programınız zaten günler öncesinden bellidir.

O kadrolar programa uygun metinleri hazırlar, siyasetçi de metne bağlı kalarak konuşur.

Peki tüm bu imkânlara rağmen siyasetçilerin sıkça kullandığı, konuşmam yanlış yerlere çekildi, yanlış anlaşıldım diye kendi konuşmalarını düzeltmeye çalışmalarını nasıl yorumlamalıyız? Biraz mizahi yaklaşalım.

ABD başkanının konuşmalarını hazırlayan bir danişmanı varmış. Malûm ABD başkanları gün içinde birçok konuda açıklama yapar. Bir gün danışmanına kızar ve ağır bir hakaret eder. Bir süre sonra bir konuda açıklama yapması gerekir. Metin önüne gelir. Konunun ne olduğundan bile haberi yoktur. Metni okumaya başlar. İlk sayfa bitip ikinciye geçtiğinde büyük bir sürpriz ile karşılaşır.

"Çok biliyorsan devamını sen getir "

Görünen o ki, ya bizim siyasetçilerin danışmanları ile araları pek iyi değil, ya da onlar da vatandaş gibi her konuda fikirleri olduğunu zannediyorlar.

Bizim vatandaş olarak talebimiz ise son derece basit.

"Ne demek istiyorsanız açık bir şekilde ifade edin, bizi yormayın. "

SON SÖZ!

Bu yazının öznesi kim, kime hitaben yazdık. Bize göre çok da önemli değil. Hemen her hafta bu yazıya uygun siyasetçi olacaktır, siz beğendiğinize ithaf edersiniz. Siz şimdi bu yazıyı hemen birisine ithaf etmişsinizdir diye tedbir de alalım.
"Yanlış anlaşıldım,. ben diğerini kastetmiştim. "