Türkiye, 1994 yılında araç telefonlarıyla başlayan dijital yolculuğunda yeni ve kritik bir eşiğe geldi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’nun yaptığı açıklamaya göre, saniyede 20 gigabit veri transfer hızı sunan 5G teknolojisi 1 Nisan itibarıyla vatandaşların kullanımına açılacak. 2G, 3G ve 4,5G süreçlerini geride bırakan Türkiye, yaklaşık 32 yıllık mobil iletişim serüveninde şimdi en büyük sıçramaya hazırlanıyor. Ekim 2025’te gerçekleştirilen ihale sürecinin ardından altyapı çalışmalarının tamamlandığı belirtilirken, 5G’nin yalnızca hız değil, kapsamlı bir dijital dönüşüm anlamına geldiği vurgulanıyor.
1994’TEN 5G’YE UZANAN DİJİTAL YOLCULUK
Türkiye’nin mobil iletişim serüveni, 23 Şubat 1994’te dönemin Başbakanı Tansu Çiller ile Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel arasında gerçekleştirilen ilk araç telefonu görüşmesiyle başlamıştı. O gün atılan adım, bugün milyonlarca aboneyi kapsayan dev bir iletişim altyapısına dönüştü.
Aradan geçen yıllarda 2G ile temel mobil iletişim hizmetleri yaygınlaştı, 3G ile mobil internet hız kazandı, 4,5G ile veri kullanımı günlük hayatın merkezine yerleşti. Bugün gelinen noktada ise 5G teknolojisi, mevcut altyapının çok ötesinde bir kapasite ve hız vadediyor. Türkiye’nin dijital dönüşüm süreci, yalnızca teknolojik bir ilerleme değil; aynı zamanda ekonomik, sosyal ve kamusal hizmetlerin dönüşümünü de beraberinde getiriyor. Bu süreç, iletişim altyapısının ülke kalkınmasındaki rolünü bir kez daha ortaya koyuyor.
5G TEKNOLOJİSİ SADECE HIZ DEĞİL, YENİ BİR DÖNEM
5G teknolojisi çoğu kullanıcı için ilk etapta “daha hızlı internet” anlamına geliyor. Ancak sunacağı imkanlar bunun çok ötesinde. Saniyede 20 gigabit veri transfer hızı sayesinde veri iletiminde gecikme süresi minimum seviyeye inecek. Bu durum, özellikle gerçek zamanlı uygulamalar için kritik önem taşıyor.
Bakanlık verilerine göre Türkiye’de 99 milyon mobil abone bulunuyor ve bunların 91 milyonu aktif olarak 4,5G kullanıyor. 5G’nin devreye girmesiyle birlikte bu geniş kullanıcı kitlesi daha yüksek hız, daha düşük gecikme ve daha stabil bağlantı imkanına kavuşacak. Gecikmesiz çevrim içi oyun deneyimi, uzaktan gerçekleştirilen cerrahi operasyonlar ve otonom araç teknolojileri gibi bugüne kadar sınırlı uygulama alanı bulan sistemlerin yaygınlaşması bekleniyor.
Uzmanlar, 5G’nin sanayi üretiminden akıllı şehir uygulamalarına kadar pek çok alanda yeni iş modelleri doğurabileceğine dikkat çekiyor. Bu yönüyle 5G, bireysel kullanıcı deneyiminin ötesinde, dijital ekonominin temel yapı taşlarından biri olarak görülüyor.
YERLİ VE MİLLİ ALTYAPI VURGUSU
5G’ye geçiş sürecinde yerli ve milli teknolojilerin kullanımı da öncelikli başlıklar arasında yer alıyor. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, 5G altyapısının yerli ürünlerle desteklenmesi için çalışmaların en üst seviyede sürdürüldüğünü açıkladı. Amaç, yalnızca teknolojiyi tüketen değil, aynı zamanda üreten bir Türkiye profili ortaya koymak.
Sistemin ana omurgasını oluşturan fiber optik altyapı ise 657 bin kilometreye ulaştı. Bu uzunluk, Türkiye’nin dört bir yanını adeta dijital otoyollarla birbirine bağlıyor. Güçlü fiber altyapı, 5G’nin yüksek hız ve düşük gecikme avantajlarının sahada karşılık bulabilmesi açısından kritik önem taşıyor.
1 Nisan itibarıyla başlayacak 5G dönemi, Türkiye’nin dijital dönüşüm sürecinde yeni bir sayfa açacak. Mobil iletişimde hızın ve kapasitenin arttığı bu yeni dönem, hem bireysel kullanıcılar hem de sanayi ve kamu kurumları için farklı bir iletişim deneyimi sunmaya hazırlanıyor.




