Altın piyasasında son günlerde dikkat çeken bir tablo ortaya çıktı. Orta Doğu’da tansiyon yükselirken, normal şartlarda güvenli liman olarak görülen altının değer kazanması beklenirdi. Ancak piyasa dinamikleri bu beklentinin tersine işledi. Ons altın yüzde 1,6 düşüşle 4.930 dolar seviyesine gerilerken, gram altın da yüzde 1,5 kayıpla 7.005 TL civarında işlem görüyor. Gözler ise ABD Merkez Bankası’nın (Fed) açıklayacağı faiz kararına çevrildi. Uzmanlar, mevcut düşüşün arkasında jeopolitik risklerden çok para politikası beklentilerinin etkili olduğunu belirtiyor.

JEOPOLİTİK GERİLİM ALTINI NEDEN YUKARI TAŞIMADI?
Orta Doğu’da yaşanan gelişmeler, piyasalarda belirsizliği artırmaya devam ediyor. İran, İsrail ve ABD arasında yükselen tansiyon, bölgedeki güvenlik risklerini üst seviyeye taşıdı. Özellikle İran’ın üst düzey bir güvenlik yetkilisinin öldürülmesi, gerilimi daha da tırmandırdı. Buna ek olarak Hürmüz Boğazı’ndaki aksaklıklar, küresel enerji arzını tehdit ediyor.
Tüm bu gelişmeler normal şartlarda altın fiyatlarını yukarı yönlü destekleyen unsurlar arasında yer alıyor. Ancak bu kez tablo farklı ilerliyor. Uzmanlara göre piyasalar yalnızca risklere değil, bu risklerin ekonomik sonuçlarına da odaklanıyor. Artan petrol fiyatları, küresel enflasyon baskısını güçlendirirken yatırımcıların önceliği değişmiş durumda. Bu nedenle jeopolitik risklerin etkisi, para politikası beklentilerinin gerisinde kalıyor.

FED FAİZ BEKLENTİLERİ ALTIN ÜZERİNDE BASKI KURUYOR
Piyasalarda asıl belirleyici unsurun Fed’in faiz politikası olduğu görülüyor. Yılın başında yatırımcılar, Fed’in 2025 içinde faiz indirimine gitmesini bekliyordu. Ancak son gelişmeler bu beklentileri önemli ölçüde zayıflattı. Artan enerji fiyatlarının enflasyonu yeniden yukarı çekme ihtimali, Fed’in daha sıkı bir duruş sergileyebileceği ihtimalini güçlendirdi.
Faizlerin yüksek kalacağı beklentisi, doların değer kazanmasına yol açarken bu durum altın üzerinde baskı oluşturuyor. Çünkü altın, faiz getirisi olmayan bir yatırım aracı olarak yüksek faiz ortamında cazibesini kısmen yitiriyor. Uzmanlar, faiz indirimi ihtimalinin son haftalarda ciddi şekilde gerilediğine dikkat çekiyor. Hatta orta vadede faiz artışının yeniden gündeme gelebileceği konuşuluyor.

YATIRIM FONLARINDAN ÇIKIŞ VE PİYASA HAREKETLERİ
Altın piyasasındaki düşüş sadece fiyatlarla sınırlı değil. Aynı zamanda yatırımcı davranışlarında da belirgin bir değişim gözleniyor. Son iki haftada altına dayalı yatırım fonlarından yaklaşık 37 tonluk çıkış yaşandı. Bu durum, yatırımcıların kısa vadede altına olan ilgisinin azaldığını ortaya koyuyor.
Bununla birlikte türev piyasalarda da işlem hacimlerinde düşüş dikkat çekiyor. Özellikle Comex’te işlem hacimlerinin gerilemesi ve kaldıraçlı işlemlerdeki azalma, piyasadaki temkinli duruşun bir göstergesi olarak yorumlanıyor. Yatırımcılar, Fed’in vereceği mesajları net şekilde görmeden büyük pozisyon almaktan kaçınıyor.

UZMANLARA GÖRE DÜŞÜŞLER FIRSAT OLABİLİR
Uzmanlar, altındaki geri çekilmenin uzun vadeli yatırımcılar için farklı bir anlam taşıyabileceğini belirtiyor. Kısa vadede fiyatlar üzerinde baskı devam etse de, küresel ekonomik dengelerdeki değişim altının orta ve uzun vadede yeniden değer kazanabileceğine işaret ediyor.
Özellikle doların küresel sistemdeki rolüne yönelik tartışmaların artması, altın için destekleyici bir zemin oluşturabilir. Jeopolitik risklerin zamanla azalması ve para politikalarında gevşeme sinyallerinin yeniden gündeme gelmesi halinde altının yönünü tekrar yukarı çevirebileceği ifade ediliyor. Bu nedenle bazı uzmanlar, mevcut düşüşleri “risk” yerine “fırsat” olarak değerlendiriyor.



