Türkiye’de icra dosyaları, batık krediler ve işsizlik rakamları ekonomideki baskının boyutunu yeniden gündeme taşıdı. CHP Kocaeli Milletvekili Prof. Dr. Mühip Kanko, son verilerin vatandaşın borç yükünün hızla arttığını ve ekonomik sıkıntının toplumun geniş kesimlerine yayıldığını gösterdiğini söyledi. Kanko’ya göre icra dairelerine gelen dosya sayısındaki artış, batık kredilerin rekor seviyelere ulaşması ve geniş tanımlı işsiz sayısının 12 milyona yaklaşması, ekonomideki kırılgan tabloyu açık biçimde ortaya koyuyor. Yanlış maliye politikalarının bu süreci hızlandırdığını savunan Kanko, milyonlarca kişinin borç ve işsizlik kıskacında yaşam mücadelesi verdiğini ifade etti.
İcra dosyaları hızla artıyor: Adliyeler ekonomik krizin aynası
CHP’li Mühip Kanko’nun paylaştığı verilere göre icra dosyaları yılın ilk iki ayında dikkat çekici bir artış gösterdi. 1 Ocak – 27 Şubat 2026 tarihleri arasında UYAP sistemi üzerinden icra dairelerine gelen yeni dosya sayısı 1 milyon 721 bine ulaştı. Bu rakam, geçen yılın aynı dönemine göre belirgin bir yükselişe işaret ediyor.
Kanko, icra dosyalarındaki bu artışın sıradan bir istatistik olmadığını belirterek, ekonomik sıkıntının doğrudan göstergelerinden biri olduğunu söyledi. Ona göre her yeni icra dosyası, borcunu ödeyemeyen bir vatandaşın ya da ayakta kalmakta zorlanan bir işletmenin hikâyesini temsil ediyor.
Son yıllarda hızla artan icra dosyaları, özellikle kredi kartı borçları, tüketici kredileri ve ticari borçlar üzerinden yoğunlaşıyor. Ekonomideki daralma, yüksek faizler ve artan yaşam maliyetleri birçok vatandaşın borcunu çevirmesini zorlaştırıyor. Kanko bu tabloyu, “Adalet sarayları artık ekonomik krizin aynası haline geldi” sözleriyle değerlendirdi.
Batık krediler rekor seviyede: Vatandaşın borcu 6,3 trilyon lira
Ekonomideki bir diğer kritik gösterge ise batık kredilerdeki artış oldu. Bankaların tahsil edemediği ve icra takibine aldığı kredi miktarı yalnızca son bir haftada 6,3 milyar lira artarak 646,2 milyar liraya yükseldi.
Verilere göre batık kredilerdeki yükseliş son iki yılda hızlandı. 2025 yılında yüzde 101 oranında artan batık krediler, 2026’nın daha ilk aylarında bile büyümeye devam etti. Yılın başından bu yana yaşanan artış, finans sisteminde riskin giderek büyüdüğünü ortaya koyuyor.
Öte yandan vatandaşın toplam borcu 6,3 trilyon liraya ulaştı. Hanehalkı ve bireysel kredilerdeki bu büyüklük, ekonomideki kırılganlığı artıran önemli bir unsur olarak değerlendiriliyor. Kanko’ya göre birçok kişi artık gelirinden çok borcuyla yaşamını sürdürmeye çalışıyor.
Kanko bu durumu şöyle yorumladı:
“Vatandaş krediyle ayakta kalmaya çalışıyor. Borç çevrilemiyor, işletmeler zorlanıyor. Bu tablo finans sisteminin alarm verdiğini gösteriyor.”
Gerçek işsizlik 12 milyona yaklaştı
Ekonomideki en dikkat çekici başlıklardan biri de gerçek işsizlik oranındaki yükseliş. Geniş tanımlı işsiz sayısı son açıklanan verilere göre 256 bin kişi artarak 11 milyon 986 bine çıktı.
Bu veri yalnızca işsizleri değil; umudunu kaybettiği için iş aramayanları, eksik istihdamda çalışanları ve geçici işlerde çalışanları da kapsıyor. Bu nedenle birçok ekonomist tarafından “gerçek işsizlik” olarak tanımlanıyor.
Bu hesaplamaya göre Türkiye’de gerçek işsizlik oranı yüzde 29,9 seviyesine ulaştı. Başka bir ifadeyle çalışma çağındaki her üç kişiden biri işsiz ya da yeterli düzeyde çalışamıyor.
Kanko, işsizlik rakamlarının yalnızca ekonomik değil sosyal bir sorun haline geldiğini belirterek şu değerlendirmeyi yaptı:
“Türkiye’de milyonlarca insan iş bulamıyor ya da geçici işlerle hayatını sürdürmeye çalışıyor. Bu tablo başarı değil, ciddi bir ekonomik alarmdır.”
“Yanlış ekonomi politikaları krizi derinleştiriyor”
Kanko’ya göre icra dosyalarının artması, batık kredilerin yükselmesi ve işsizliğin büyümesi birbirinden bağımsız gelişmeler değil. Bu tabloyu oluşturan temel nedenin yanlış maliye politikaları olduğunu savundu.
Ekonomi yönetiminin üretim ve istihdam yerine borçlanmaya dayalı bir model izlediğini öne süren Kanko, mevcut politikaların vatandaş üzerindeki yükü artırdığını dile getirdi.
Kanko açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Üretim yerine borç, istihdam yerine faiz, refah yerine icra büyüyor. Bu ekonomi yönetimi vatandaşı korumuyor; aksine borç ve işsizlik sarmalını büyütüyor.”
Türkiye’nin ihtiyaç duyduğu ekonomik yaklaşımın üretim odaklı, şeffaf ve adaletli bir model olduğunu belirten Kanko, hükümeti ekonomik gerçeklerle yüzleşmeye çağırdı. Vatandaşın üzerindeki borç yükünü hafifletecek politikaların hayata geçirilmesi gerektiğini söyleyen Kanko, aksi halde icra dosyaları, batık krediler ve işsizlik gibi göstergelerdeki kötüleşmenin devam edebileceği uyarısında bulundu.