Ramazan ayına sayılı saatler kala Kocaeli’de dikkat çeken bir çağrı geldi. Kocaeli Bağımlılıkla Mücadele ve Rehabilitasyon Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Karakaş, yayımladığı Ramazan Manifestosu ile yalnızca mideyi değil, iradeyi de terbiye etme çağrısında bulundu. 18 Şubat 2026 tarihi itibarıyla Ramazan-ı Şerif’in eşiğinde olunduğunu hatırlatan Karakaş, evlerde hazırlıkların tamamlandığını ancak asıl hazırlığın kalplerde yapılması gerektiğini vurguladı. “Mutfaklarımız hazır, peki ya kalbimiz?” sorusunu yönelten Karakaş, özellikle dijital bağımlılığa dikkat çekerek Kocaeli’de “Tekno-Oruç” hareketini başlattıklarını açıkladı.

Ramazan Manifestosu’nda Dijital Bağımlılık Vurgusu

Ramazan Manifestosu’nun merkezinde dijital bağımlılık tehlikesi yer aldı. Karakaş, iftar sofralarında, teravih aralarında ve aile sohbetlerinde ekranların görünmeyen bir engel haline geldiğini belirtti. Sürekli gelen bildirimlerin, kısa videoların ve mesajların en kıymetli vakitleri fark edilmeden tükettiğine işaret etti.

“Huzur bir ekranı kaydırarak gelmez” ifadesini kullanan Karakaş, güçlü internet bağlantısının güçlü gönül bağı anlamına gelmediğini dile getirdi. Özellikle Ramazan ayında manevi atmosferin yoğunlaştığını hatırlatan Karakaş, bu dönemin dijital arınma için de bir fırsat olduğunu söyledi. Kocaeli’de başlatılan Tekno-Oruç çağrısının yasaklayıcı değil, bilinç ve irade odaklı bir yaklaşım olduğunun altını çizdi. Amaçlarının teknolojiyi hayatın dışına itmek değil, onu kalbin önüne koymamak olduğunu ifade etti.

Kocaeli̇’de Ramazan Mani̇festosu Tekno Oruç Çağrisi! 2

Kocaeli’de Tekno-Oruç Hareketi Resmen Başladı

Kocaeli Bağımlılıkla Mücadele ve Rehabilitasyon Derneği öncülüğünde başlatılan Tekno-Oruç hareketi, Ramazan boyunca belirli zaman dilimlerinde bilinçli dijital uzaklaşmayı hedefliyor. Karakaş, bağımlılıkların Türkiye ekonomisine yıllık maliyetinin 78 milyar dolara ulaştığını belirterek sorunun yalnızca bireysel değil, toplumsal ve ekonomik boyutuna da dikkat çekti.

Tekno-Oruç kapsamında özellikle iftar ile teravih arası zamanın “ekransız saatler” olarak değerlendirilmesi öneriliyor. Telefonların sofrada değil çekmecede olması, bildirim seslerinin susturulması ve aile içi iletişimin güçlendirilmesi çağrısı yapılıyor.

Karakaş’a göre bu adım, küçük ama etkisi büyük bir irade egzersizi. Ramazan ayının sabır, ölçü ve disiplin ayı olduğunu hatırlatan Karakaş, aynı disiplinin dijital kullanım alışkanlıklarına da yansıtılması gerektiğini savundu. Böylece hem bireysel farkındalık hem de aile içi bağların güçlenmesi hedefleniyor.

Tekno-Oruç’un 3 Altın Kuralı

Ramazan Manifestosu’nda Tekno-Oruç uygulamasına dair üç temel kural da paylaşıldı. Bu kurallar, sade ama uygulanabilir önerilerden oluşuyor:

1. Altın Saatler İlan Edilsin
İftar ile teravih arası zaman diliminin ekransız geçirilmesi öneriliyor. Bu saatlerde telefonların masada değil, daha uzak bir noktada tutulması tavsiye ediliyor. Amaç, dikkatin sofraya ve birlikte geçirilen ana yönelmesi.

2. Sanal Bildirimleri Sustur, Vicdanı Aç
Sürekli gelen bildirim seslerinin aile içi iletişimi gölgelediğine dikkat çekiliyor. Karakaş, çatal bıçak seslerinin ve sohbetin, dijital uyarılardan daha kıymetli olduğunu vurguluyor.

3. Beğeni Değil, Dua Biriktirelim
Sosyal medyadaki etkileşim yerine manevi kazanıma odaklanılması gerektiği belirtiliyor. Ramazan boyunca dijital görünürlük yerine içsel huzurun öncelenmesi çağrısı yapılıyor.

KOCAELİ’DE RAMAZAN ÖNCESİ MANEVİYAT YÜKLÜ SERGİ AÇILDI
KOCAELİ’DE RAMAZAN ÖNCESİ MANEVİYAT YÜKLÜ SERGİ AÇILDI
İçeriği Görüntüle

Bu üç adımın, özellikle Ramazan ayında dijital bağımlılıkla mücadelede somut bir başlangıç olabileceği ifade ediliyor.

“En Büyük Yoksunluk Açlık Değil, İlgisizliktir”

Karakaş manifestosunda aile içi iletişime ayrı bir parantez açtı. Çocukların ve eşlerin konuşurken dikkatin kaç kez telefona yöneldiğinin sorgulanması gerektiğini belirtti. Ona göre günümüz evlerinde en büyük eksiklik çoğu zaman açlık değil, ilgisizlik.

Gerçek özgürlüğün telefona hükmedebilmek olduğunu dile getiren Karakaş, gerçek huzurun ise ekransız bir sessizlikte saklı olduğunu söyledi. Bir ayetin anlamında, bir duanın sükûnetinde ve aynı sofraya kalpten oturabilmekte huzurun bulunabileceğini vurguladı.

19 Şubat Perşembe akşamı ilk ezanla birlikte Kocaeli’de gönül sinyallerinin güçlenmesi temennisinde bulunan Karakaş, hemşehrilerine huzurlu ve gerçekten “bağlantıda” oldukları bir Ramazan diledi. Tekno-Oruç çağrısı, Ramazan Manifestosu ile birlikte kentte manevi olduğu kadar dijital bir farkındalık sürecini de başlatmış oldu.

Kocaeli̇’de Ramazan Mani̇festosu Tekno Oruç Çağrisi!