Kocaeli’de belediyeler tarafından son günlerde düzenlenen geniş katılımlı ve protokol ağırlıklı iftar organizasyonları, yerel siyasetin gündemine oturdu. İYİ Parti İzmit İlçe Başkanı Haluk Tamyüksel, söz konusu programlara ilişkin yaptığı açıklamada, tartışmanın merkezine kamu kaynağı kullanımını yerleştirdi. Tamyüksel, ihtiyaç sahiplerine yönelik iftar programlarına karşı olmadıklarını özellikle vurgularken, belediyelerin organizasyonları siyasi görünürlük alanına dönüştürmesinin kabul edilemez olduğunu ifade etti. Açıklamada, şeffaflık, tarafsızlık ve hesap verebilirlik ilkeleri ön plana çıktı. Tamyüksel’in değerlendirmeleri, yerel yönetimlerin sosyal sorumluluk anlayışı ve bütçe öncelikleri konusunda yeni bir tartışma başlattı.
Belediyelerin İftar Organizasyonları Üzerinden İlke Tartışması
Kocaeli’de belediyeler eliyle düzenlenen iftar organizasyonları, özellikle protokol katılımının yoğunluğu ve organizasyonların kapsamı nedeniyle eleştiri konusu oldu. İYİ Parti İzmit İlçe Başkanı Haluk Tamyüksel, tartışmanın özünün iftar verilmesi olmadığını belirtti. Ona göre asıl mesele, kamu kaynağının nasıl ve hangi amaçla kullanıldığı.
Tamyüksel açıklamasında, “Bizim meselemiz gerçek ihtiyaç sahiplerine iftar yapılması değildir. Bizim meselemiz, kamu kaynağının belediyeler tarafından şatafatlı salon iftarları ile kendi partililerinin siyasi görünürlük alanına dönüştürülmesidir” ifadelerini kullandı. Bu sözlerle, belediyelerin düzenlediği iftar organizasyonlarının sosyal dayanışma amacıyla mı yoksa siyasi vitrin oluşturmak için mi yapıldığı sorusunu gündeme taşıdı. Tartışma, yerel yönetimlerin kamusal etkinliklerde tarafsızlık ilkesine ne ölçüde bağlı kaldığı noktasında yoğunlaşıyor.
Kamu Kaynağı Kullanımı ve Şeffaflık Soruları
Tamyüksel, açıklamasında kamu kaynağı kullanımına ilişkin net sorular yöneltti. Bu soruların yanıtlanmasının kamu vicdanı açısından zorunlu olduğunu dile getirdi. Gündeme taşıdığı başlıca sorular şöyle sıralandı:
Bu organizasyonların toplam maliyeti nedir?
Hangi bütçe kaleminden karşılanmıştır?
Kamu kaynağı kullanıldıysa, siyasi tarafsızlık ilkesi nasıl sağlanmıştır?
Bu sorular, belediyelerin düzenlediği iftar organizasyonlarının mali boyutuna ve bütçe planlamasına dair şeffaflık beklentisini ortaya koyuyor. Tamyüksel, “Kamu kaynağı milletindir. Milletin kaynağıyla siyaset yapılamaz. Şeffaflık ve tarafsızlık zorunluluktur. Hesap vermek zorunluluktur” sözleriyle açıklamasını güçlendirdi. Özellikle ekonomik şartların ağırlaştığı bir dönemde yapılan harcamaların kamuoyuna açık ve net biçimde paylaşılması gerektiğini savundu.
Ekonomik Kriz Vurgusu ve Öncelik Tartışması
Açıklamanın bir diğer önemli boyutu ise ekonomik kriz vurgusu oldu. Tamyüksel, dar gelirli ailelerin temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlandığı bir süreçten geçildiğini hatırlatarak, belediyelerin önceliklerinin gözden geçirilmesi gerektiğini ifade etti. Ona göre, kaynakların öncelikli olarak sosyal yardımlar, gençler, emekliler ve gerçek ihtiyaç sahipleri için kullanılması gerekiyor.
Bu noktada iftar organizasyonlarının kapsamı ve bütçesi, yerel yönetimlerin sosyal politika anlayışıyla doğrudan ilişkilendiriliyor. Tamyüksel, belediyelerin gösterişli organizasyonlar yerine daha hedefli ve ihtiyaç odaklı sosyal destek programlarına ağırlık vermesi gerektiğini dile getirdi. Tartışma, yalnızca bir iftar organizasyonu meselesi olmaktan çıkıp, yerel yönetimlerin kaynak dağılımı ve kamu yararı anlayışı üzerine daha geniş bir çerçeveye taşınmış durumda.
Kocaeli’de belediyelerin iftar organizasyonları etrafında şekillenen bu tartışmanın, önümüzdeki günlerde siyasi gündemde yerini koruması bekleniyor. Belediyelerden gelecek olası açıklamalar ise kamuoyunun merak ettiği sorulara yanıt niteliği taşıyacak.






