Ekonomik güven endeksi, şubat ayında yeniden 100 eşik seviyesinin üzerine çıkarak ekonomide temkinli iyimserliğin güçlendiğine işaret etti. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan verilere göre ocak ayında 99,4 olan ekonomik güven endeksi, şubatta aylık bazda yüzde 1,4 artarak 100,7 değerini aldı. Bu artış, hem tüketici güven endeksi hem de reel kesim güven endeksindeki yükselişle desteklendi. Hizmet sektöründe yatay seyir korunurken, perakende ticaret tarafında belirgin bir artış görüldü. İnşaat sektörü güven endeksindeki gerileme ise tabloya gölge düşürdü. Ekonomik güven endeksindeki bu sınırlı ama dikkat çekici yükseliş, piyasa aktörlerinin beklentilerinde kısmi bir toparlanmaya işaret ediyor.
Tüketici Güven Endeksi Ekonomik Güven Endeksini Yukarı Taşıdı
Şubat verilerinde ekonomik güven endeksindeki artışın en önemli desteklerinden biri tüketici güven endeksi oldu. Tüketici güven endeksi aylık bazda yüzde 2,3 artarak 85,7 seviyesine yükseldi. Bu artış, hanehalkının hem mevcut ekonomik koşullara hem de gelecek döneme ilişkin beklentilerinde bir miktar iyileşme olduğunu gösteriyor.
Ekonomik güven endeksi açısından tüketici tarafındaki hareketlilik büyük önem taşıyor. Çünkü iç talep, ekonomik aktivitenin temel belirleyicilerinden biri olmayı sürdürüyor. Tüketici güven endeksindeki yükseliş; gelir beklentileri, tasarruf eğilimi ve genel ekonomik durum algısındaki toparlanmayla bağlantılı. Her ne kadar tüketici güven endeksi hâlâ 100’ün altında olsa da, ekonomik güven endeksine verdiği katkı dikkat çekici. Bu tablo, ekonomik güven endeksi içinde tüketici beklentilerinin yeniden toparlanma sinyali verdiğini ortaya koyuyor.
Reel Kesim Güven Endeksi 104,1’e Çıktı
Ekonomik güven endeksi şubat verilerinde reel kesim cephesi de pozitif bir görünüm sundu. Reel kesim güven endeksi yüzde 1,1 artarak 104,1 seviyesine yükseldi. 100’ün üzerindeki değerler, imalat sanayinde genel iyimserliğin sürdüğüne işaret ediyor. Üretim hacmi, mevcut siparişler ve gelecek üç aya ilişkin üretim beklentileri, reel kesim güven endeksinin yukarı yönlü hareketinde etkili oldu.
Ekonomik güven endeksi hesaplanırken reel sektörün ağırlığı oldukça belirleyici. Bu nedenle reel kesim güven endeksindeki artış, genel endekste 100,7 seviyesine ulaşılmasında önemli rol oynadı. Sanayi üretimindeki beklentilerin canlı kalması, ekonomik güven endeksinin dengeli bir zeminde ilerlediğini gösteriyor. Ancak küresel talep koşulları ve maliyet unsurları, önümüzdeki dönemde bu görünümün sürdürülebilirliği açısından belirleyici olacak.
Hizmet ve Perakende Sektörü Güven Endeksi Farklılaştı
Hizmet sektörü güven endeksi şubat ayında değişim göstermeyerek 113,8 seviyesinde kaldı. Son aylarda istikrarlı bir seyir izleyen hizmet sektörü, ekonomik güven endeksi içinde güçlü kalemlerden biri olmayı sürdürüyor. Mevcut iş durumu ve talep beklentilerinin korunması, endeksin yatay seyretmesinde etkili oldu.
Perakende ticaret sektörü güven endeksi ise yüzde 2,9 artışla 115,9’a yükseldi. Satış hacmi ve gelecek döneme ilişkin beklentilerdeki iyileşme, bu artışta belirleyici oldu. Ekonomik güven endeksi içinde ticaret tarafındaki bu hareketlilik, iç piyasadaki canlılığa dair ipuçları veriyor. Tüketici güven endeksi ile perakende ticaret sektörü güven endeksi arasındaki paralel artış, ekonomik güven endeksinin bütüncül yapısını da ortaya koyuyor.
İnşaat Sektörü Güven Endeksi Gerilemeye Devam Etti
Şubat ayında ekonomik güven endeksi yükselirken, inşaat sektörü güven endeksi düşüş gösterdi. İnşaat sektörü güven endeksi yüzde 2,1 azalarak 83,9 seviyesine geriledi. 100’ün altında kalmaya devam eden endeks, sektörde temkinli beklentilerin sürdüğünü gösteriyor.
Alınan siparişler ve gelecek döneme ilişkin faaliyet beklentilerindeki zayıflık, inşaat sektörü güven endeksindeki düşüşün temel nedenleri arasında yer aldı. Ekonomik güven endeksi genel olarak artış kaydetse de, sektörler arasındaki bu farklılaşma dikkat çekiyor. Özellikle finansman koşulları ve maliyet baskıları, inşaat sektörünün güven algısını sınırlamaya devam ediyor.
Son beş yılın şubat verilerine bakıldığında ekonomik güven endeksinin çoğunlukla 100 seviyesinin altında ya da sınırında dalgalandığı görülüyor. 2026 şubat ayında 100,7 seviyesine ulaşılması, son dönemdeki en güçlü şubat verilerinden biri olarak kayıtlara geçti. Ekonomik güven endeksindeki bu yükseliş, kırılganlıkların tamamen ortadan kalktığı anlamına gelmiyor. Ancak ekonomik aktörlerin beklentilerinde kademeli bir toparlanma yaşandığını söylemek mümkün. Önümüzdeki aylarda açıklanacak yeni ekonomik güven endeksi verileri, bu eğilimin kalıcı olup olmadığını daha net gösterecek.