“BİRİ TEKNİK TAKİBE, DİĞERİ KEYFE TABİ”
Aydemir, aynı bölgede bulunan iki parselde farklı uygulamalar yapıldığını savunarak belediyenin denetim mekanizmasının kişiye göre işlediğini iddia etti.
“Çayırova’da artık tuz kokmuştur. Mutlukent ve Emek mahallelerinin kesiştiği noktada ibretlik bir manzara var. Yan yana iki parselde bir yanda kanunlara uygun hareket eden, vatandaşın can güvenliğini hiçe saymamak için aylarca belediyenin kapısında bekletilen ve tüm teknik önlemleri alan bir proje sahibi var. Belediyenin bu vatandaşımıza ‘önce güvenlik’ diyerek tüm prosedürleri uygulattığını görüyoruz. Bu aslında olması gereken durumdur” dedi.
“BELEDİYEYE YAKIN OLAN İÇİN GÜVENLİK TEFERRUAT MI?”
Asıl sorunun yan parselde yaşandığını öne süren Aydemir, güvenlik önlemleri alınmadan kazı çalışmalarına başlandığını iddia etti.
“Bitişiğindeki parselde ise kanunen kazı alanı çevresi güvenliği alınmadan kazıya başlanamaz kuralı adeta rafa kaldırılmış durumda. Sıfır güvenlik önlemiyle hafriyat çalışması yapılıyor. Ne koruma perdesi var ne de uyarı levhası. İddialara göre parsel sahibinin belediye personeli ya da yönetime yakın bir isim olduğu söyleniyor. Eğer bu doğruysa Çayırova Belediyesi’nde eşitlik ilkesi rafa kalkmış, yerine yandaşlık ilkesi gelmiştir. Kanunlar sadece arkası olmayan vatandaşa mı uygulanıyor?” ifadelerini kullandı.
“OLASI BİR KAZANIN SORUMLUSU KİM OLACAK?”
Olası bir kazaya karşı yetkilileri göreve çağıran Aydemir, güvenlik önlemlerinin herkes için aynı şekilde uygulanması gerektiğini söyledi.
Aydemir, “Yarın o şantiyede gerekli önlemler alınmadığı için bir vatandaşımız zarar görürse bunun hesabını kim verecek? Sayın Belediye Başkanı’na soruyorum; güvenlik önlemleri kişiye göre mi değişiyor? Ahbap-çavuş ilişkileriyle yürütülen bu işler yarın yaşanabilecek bir facianın davetiyesidir. Saadet Partisi olarak bu çifte standardın peşini bırakmayacağız. Çayırova halkı sahipsiz değildir” diye konuştu.