Türkiye’de son dönemde yükselen ilaç fiyatları, muayene ücretleri ve SGK katılım payları sağlık harcamalarını daha da ağırlaştırdı. Özellikle dar gelirli vatandaşlar, reçete bedellerini ödemekte güçlük çekerken mahalle eczanelerinde veresiye uygulaması yeniden yaygınlaştı. Eczacılar, birçok hastanın “maaşım yatınca ödeyeceğim” diyerek ilaç aldığını, kronik hastalığı bulunanların ise düzenli tedavilerini sürdürmekte zorlandığını aktarıyor. Artan maliyetler yalnızca hastaları değil, ilaç bedellerini çoğu zaman kendi imkânlarıyla karşılamak zorunda kalan eczacıları da ekonomik açıdan sıkıştırıyor.
MAHALLE ECZANELERİNDE VERESİYE DEFTERLERİ KABARIYOR
Ekonomik şartların sağlık harcamalarına yansıması en çok mahalle eczanelerinde hissediliyor. Artan ilaç fiyat farkları ve katkı payları nedeniyle hastalar reçetelerini karşılamakta zorlanırken, eczacılar da veresiye yazmak zorunda kalıyor. Tokat’ta eczacılık yapan Cem Kılınç, veresiye alacaklarının kısa sürede yeniden yükseldiğini belirtti. Hastaların çoğunun ilacı erteleme şansı olmadığını ifade eden Kılınç, özellikle kronik rahatsızlığı bulunan vatandaşların ödeme güçlüğü yaşadığını söyledi.
Kılınç’a göre birçok kişi, muayene ücretinin yanı sıra ilaç katılım payı ve fiyat farkını da ödemek zorunda kalınca toplam tutar beklenenden yüksek çıkıyor. Bu durum hem hastaları hem de eczacıları zor durumda bırakıyor. Mahalle eczanelerinde güven ilişkisine dayalı bir sistem işlese de artan borçlar, küçük işletmeler için ciddi bir risk oluşturuyor.
185 BİN TL’LİK VERESİYE BORC
İstanbul Ümraniye’de görev yapan eczacı Emrah Doğan ise veresiye defterindeki toplam borcun 185 bin TL’ye ulaştığını açıkladı. Doğan, bazı durumlarda hastaların reçete eksikliği ya da randevu sorunu nedeniyle ilaçlarını zamanında temin edemediğini, bu nedenle “emanet ilaç” uygulamasına başvurduklarını ifade etti. İşlemler tamamlandığında borçların kapatıldığını belirten Doğan, ancak bu sürecin finansal yükünün eczacının üzerinde kaldığını dile getirdi.
Artan ilaç fiyatları karşısında eczanelerin de tedarik maliyetlerinin yükseldiğini vurgulayan Doğan, tahsil edilemeyen her borcun işletme dengesini bozduğunu söyledi. Özellikle küçük ve orta ölçekli eczaneler için bu durumun sürdürülebilir olmadığını kaydetti.
SAĞLIK HARCAMALARINDAKİ ARTIŞ DAR GELİRLİYİ ETKİLİYOR
Ekonomik veriler de tabloyu destekliyor. TÜİK’in 2025 Sağlık Modülü verilerine göre dar gelirli kesimde ilaç giderleri önemli bir yük oluşturuyor. SGK kayıtlarına göre ise geçtiğimiz yıl Türkiye genelinde 419 milyondan fazla reçete karşılandı. Ancak vatandaşlar artık yalnızca reçete bedelini değil; muayene ücreti, ilaç katılım payı ve fiyat farkı gibi ek kalemleri de ödemek zorunda kalıyor.
Uzmanlar, artan ilaç fiyatları ve katkı paylarının sağlık hizmetlerine erişimi zorlaştırdığına dikkat çekiyor. Eczanelerde büyüyen veresiye uygulaması ise bu ekonomik baskının sahadaki en somut göstergelerinden biri olarak öne çıkıyor. Hem hastalar hem de eczacılar için çözüm beklentisi giderek artıyor.




