ABD Yüksek Mahkemesi, Başkan Donald Trump’ın ulusal acil durum gerekçesiyle uygulamaya koyduğu kapsamlı gümrük tarifelerini iptal etti. 6’ya karşı 3 oyla alınan karar, Trump yönetiminin son yıllarda dış ticaret politikasının merkezine yerleştirdiği tarife uygulamalarını hukuki zeminde geçersiz kıldı. Mahkeme, 1977 tarihli Uluslararası Acil Ekonomik Yetkiler Yasası’na dayanılarak yürürlüğe konulan bu tarifelerin başkanlık yetkisini aştığına hükmetti. Karar, yalnızca Washington’da değil, küresel piyasalarda da yankı uyandırdı. Uzun süredir ticaret savaşlarının odağında bulunan gümrük tarifeleri konusunda yeni bir dönemin kapısı aralanmış oldu.
YÜKSEK MAHKEME: YETKİ AŞIMI VAR
Yüksek Mahkeme, alt mahkemenin verdiği kararı onaylayarak Başkan Trump’ın 1977 tarihli Uluslararası Acil Ekonomik Yetkiler Yasası’nı gümrük tarifeleri uygulamak için kullanamayacağına hükmetti. Kararın gerekçesini kaleme alan Baş Yargıç John Roberts, söz konusu yasanın başkana “ithalatı düzenleme” yetkisi verdiğini ancak bunun doğrudan gümrük tarifesi koyma yetkisi anlamına gelmediğini vurguladı.
Roberts, yasanın yaklaşık yarım asırlık geçmişi boyunca hiçbir başkanın bu düzenlemeye dayanarak kapsamlı bir gümrük tarifesi uygulamadığını hatırlattı. Bu ölçekte ve kapsamda tarifelerin daha önce gündeme dahi gelmediğini belirten Roberts, uygulamanın hem tarihi bir emsalden yoksun olduğunu hem de başkanlık yetkisinin sınırlarını zorladığını ifade etti. Mahkeme çoğunluğu, bu gerekçelerle Trump’ın tarifelerinin anayasal çerçeveyi aştığı sonucuna vardı.
Kararda, tarifeler nedeniyle elde edildiği tahmin edilen aylık yaklaşık 30 milyar dolarlık ek gelirin iade edilip edilmeyeceğine ilişkin ise herhangi bir hükme yer verilmedi.
TRUMP KARARA TEPKİ GÖSTERDİ
Kararın açıklanmasının ardından Başkan Donald Trump’tan sert bir tepki geldi. Beyaz Saray’da eyalet valilerine hitap ettiği sırada karardan haberdar olan Trump, Yüksek Mahkeme’nin kararını “utanç verici” olarak nitelendirdi. ABD basınına yansıyan bilgilere göre Trump, kararın ülkenin ekonomik çıkarlarına zarar verdiğini savundu.
Trump daha önce yaptığı açıklamalarda, gümrük tarifelerinin Amerikan ekonomisini koruduğunu ve ulusal güvenlik gerekçesiyle bu adımları atma hakkına sahip olduğunu dile getirmişti. “Gümrük tarifeleri olmasaydı herkes iflas ederdi. Tüm ülke iflas ederdi” ifadelerini kullanan Trump, tarifelerin üretimi ve yatırımı ABD’ye geri çektiğini öne sürmüştü.
Beyaz Saray ise Yüksek Mahkeme’nin olası iptal kararına karşı alternatif yasal yolların değerlendirilebileceğini daha önce duyurmuştu. Bu açıklama, yönetimin ticaret politikalarında geri adım atmaya niyetli olmadığı şeklinde yorumlandı.
KARARIN EKONOMİ VE SİYASETE ETKİSİ
Yüksek Mahkeme’nin kararı, iç siyasette de yankı buldu. Demokrat Partili siyasetçiler ve çeşitli sektör temsilcileri kararı memnuniyetle karşılarken, Cumhuriyetçi Parti cephesinden eleştiriler yükseldi. Cumhuriyetçi isimler, kararın ABD’nin haksız ticaret uygulamalarına karşı mücadelesini zayıflatabileceğini savundu.
Ekonomik cephede ise piyasalar karara hızlı tepki verdi. Tarifeler nedeniyle belirsizlik yaşayan ABD borsa endeksleri, iki haftayı aşkın sürenin en güçlü yükselişini kaydetti. ABD doları değer kaybederken, hazine tahvillerinin getirilerinde sınırlı artış görüldü.
Trump’ın özellikle ikinci başkanlık döneminde yoğunlaştırdığı gümrük tarifeleri politikası, ABD’nin ithal ürünlerine ek vergiler getirerek birçok ülkeyle gerilime yol açmıştı. Bu adımlar, küresel ticaret savaşlarının fitilini ateşlemiş; müttefik ülkelerle ilişkileri zorlamış ve uluslararası piyasalarda dalgalanmaya neden olmuştu.
ABD Anayasası, vergi ve gümrük tarifesi koyma yetkisini Kongre’ye veriyor. Trump yönetimi ise Kongre onayı aramadan, acil durum yetkilerine dayanarak tarifeleri yürürlüğe koymuştu. Yüksek Mahkeme’nin son kararı, başkanlık yetkilerinin sınırlarına ilişkin tartışmaları yeniden alevlendirdi. Önümüzdeki süreçte hem hukuki hem siyasi alanda yeni adımların gündeme gelmesi bekleniyor.




